TARLA BALIKÇILIĞI HAKKINDA KISA BİLGİ...

TARLA BALIKÇILIĞI HAKKINDA KISA BİLGİ...

Çiftçi Broşürü No: 35 Mayıs-2003

TARLA BALIKÇILIĞI

Giriş
Denizlerde, göl ve nehirlerde yapılmakta olan balıkçılık ve balık avcılığı yanında, insan eli altında kontrollü olarak havuzlarda veya bu amaçla kullanılabilecek yerlerde yapılan balık yetiştiriciliğine tarla balıkçılığı denir. İnsanlar tarafından her zaman istekle tüketilen su ürünleri, özellikle balık eti, gelişen teknolojiye rağmen avcılık yolu ile yeterince sağlanamadığından, balık ziraatı diyebileceğimiz bu tür yetiştiricilik birçok ülkede yaygınlaşmıştır.
Tüm tarımsal üretim dallarında olduğu gibi tarla balıkçılığı doğal koşullara (iklim, toprak yapısı, su özellikleri v.b.) doğrudan bağımlıdır. Karada yetiştirilen evcil hayvanlarda olduğu gibi farklı balık türleri de değişik barındırma, bakım ve beslenme isteklerine sahiptirler. Bu nedenle doğal koşullar yanında ele alınan balık türünün biyolojik istekleri de dikkate alınarak, yetiştirmenin planlanması zorunludur. Buna ek olarak yöresel olarak değişen pazar istekleri ve imkanları da incelenerek, kurulacak tarla balıkçılığı işletmesi, yetiştiriciye arzu edilecek geliri sağlayabilir.
Tarla balıkçılığı içinde sazan yetiştirme en yaygın olanıdır. Bunun nedenleri ise şöyle sıralanabilir.
1. Sazan toprak tabanlı havuzlarda yetiştirildiğinden havuz yapım masrafları daha azdır.
2. Yemleme zorlukları yoktur. Her çeşit yemleri iyi değerlendirmekte ve bu nedenle büyütme giderleri düşük olmaktadır.
3. Yavru temini ve üretimi kolaydır.
4. Ilık, durgun ve bulanık sulardan fazla etkilenmez.
5. Çabuk ve hızlı büyümekte,bu nedenle kısa sürede pazarlanabilir.
6. Hastalık ve parazitlere karşı dayanıklılığıdır.
7. Tarımla geçinen aileler için kullanılamayan batak, sazlık, tuzla gibi su imkanı olan arazilerde yapılarak ek gelir olanağıdır.

Yer Seçimi ve Toprak Yapısı
Tarla balıkçılığı amacı ile bir işletme kurulurken; balığın biyolojik isteklerine uygun olarak toprak ve su özelliklerinin incelenmesi, havuzların kullanıma uygun ve ihtiyaca yetecek sayıda inşa edilmesi gereklidir.
Tarla balıkçılığı genellikle toprak tabanlı havuzlarda yapılır. Havuzlama için çoğunlukla tarımsal üretimi için düşük verimli yerler seçilir. Böylelikle düşük verimli alanlar ekonomik bir şekilde değerlendirilir. Az meyilli arazilerin seçilmesi, su akışı ve boşaltmanın arazi eğimi ile yapılabilmesi için çok yararlıdır. Düz ve meyilsiz arazilerde yapılan havuzlarda su akışı ve boşaltma için enerji (elektrik) ihtiyacı doğmaktadır. Bu enerji ihtiyacı ek masraflara neden olur.
Genellikle ağır ve killi topraklar havuz yapımına daha uygundur. Kumlu ve geçirgen topraklar fazla su kaybına yol açar. Aşırı kireçli ve düşük asitli topraklar tarla balıkçılığı için uygun değildir. Toprak Ph’sı 6.5-8 arası olan yerler en uygundur. Tesis kurmadan once toprak analizi yapılmalıdır.
Tarla balıkçılığı için yer seçiminde, toprak özellikleri yanında işletmenin ulaşım ve taşıma işleri de gözönüne alınır. Ana yollara yakın olan yerler büyük kolaylık sağlar. Ayrıca elektriği mevcut olan veya kolaylıkla elektrik hattı sağlanabilecek bir yer işletme için avantajdır. Havuzlama yapılacak yerin, su taşkınlarından uzak olması sürekli ve şiddetli rüzgarlara da açık olmaması gerekir. Tarla balıkçılığı işletmesi kurarken önceden bilinmesi gereken bir konu da pazarlama imkanlarıdır. Üretilen balıkların kolayca pazarlanabileceği ve talebin fazla olduğu yerler işletmeye ekonomik yönden büyük yararlar sağlar.

Su Kaynağı ve Suyun Özellikleri
Tarla balıkçılığına başlarken en önemli konu yıl boyunca işletmeye yeterli su sağlanmasıdır. Bu amaçla akarsulardan, göl ve kaynak suları ile sulama kanallarından, çok yağış alan bölgelerde yağmur sularından da yararlanılabillir. Havuzlara alınacak suyun organik kirli artıklarla, sanayi artıkları ve kanalizasyonlarla karışmamış olması gerekir. Yeterli suyun yanında suyun fiziksel ve kimyasal özellikleri de önemli unsurlardır.
· Su sıcaklığı: Balıklar, soğukkanlı canlılar olmaları nedeniyle metabolizmaları ve gelişimleri doğrudan su sıcaklığına bağlıdır. Balıklar genel olarak 15 C derece su sıcaklığında yem alımına başlarlar. Su sıcaklığının 27-28 C dereceye kadar yükselmesi gelişimlerine ve yem alımları üzerine olumsuz etki yapar. Örneğin sazan balığı için en uygun su sıcaklığı 22-23 C derecedir. Havuz suyunun sıcaklığı su termometresi ile kolaylıkla ölçülebilir.
· Suyun pH değeri: Bu değer suyun nötr, asitli ve alkali olduğunu gösterir. pH değeri balıkların gelişimi açısından çok önemlidir. Farklı tür balıkların değişik pH sınırları içinde uygun yaşam gösterirler. Genel olarak düşük ve yüksek pH değerleri balıklar için zararlı ve öldürücüdür. Suyun pH değerinin 6,5-8 arasında bulunması en uygun yaşama ortamı olarak kabul edilir. Suyun pH değerinin sürekli ölçülmesi gerekir. Bu ölçümü pratik test kağıtlarıyla veya pH metre adı verilen elektronik cihazlarla üretici kendisi yapabileceği gibi, Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi’ne su örneği getirerek, pH kontrolü yaptırabilir. Sudaki pH değeri azalması durumunda havuzda kireçleme yapılarak pH düzenlenebilir.
· Suyun sertliği: Havuzdaki suyun sertliğinin bilinmesi yetiştiricilik için önemlidir. Genellikle akarsular yeraltı sularından daha yumuşaktır. Sudaki erimiş kireç miktarı havuzdaki canlı organizmaların gelişmesini doğrudan etkiler. Havuzdaki canlı yem kaynaklarının çoğalması ve gelişmesi için havuz suyunda yeterince çözünmüş kireç bulunmalıdır. Balık yetiştiriciliğinde suyun sertliği SBV değeri olarak ifade edilir. Tarla balıkçılığında suyun SBV değerinin 2-4 arasında olması idealdir. 1 SBV değeri suyun litresinde 28 mg çözünmüş kireç (CaO) bulunduğunu gösterir.
· Oksijen Miktarı: Balıklar ve suda yaşayan diğer canlılar solunum için sudaki erimiş oksijeni kullanırlar. Balığın yaşamı için mutlaka gerek bulunan oksijen miktarı ve tüketimi bir çok faktöre göre değişir. Havuzlardaki balık sıklığı, aktivite, yemleme ve su sıcaklığı oksijen tüketimini etkiler. Su sıcaklığının artması veya balığın hareketlerinin artması ve yem alımı oksijen tüketimini artırır. Havuz içindeki oksijeni balıklardan daha çok diğer su canlıları tüketmektedir. Artık yemlerin ve organik artıkların parçalanması ve suda yaşayan bakterilerin önemli ölçüde çoğalması suda oksijen azalmasına neden olur. Su altında yaşayan yeşil bitkiler gündüz oksijen üretmelerine karşın gece oksijen tüketirler. Sazan yetiştiriciliğinde kullanılan sularda erimiş oksijen miktarı için alt sınır, 3-3.5 mg/lt dir. 5-6 mg/lt oksijen içeren sularda sazan yetiştiriciliği kolay uygulanır. Oksijen miktarının sürekli 3-3,5 mg/lt düzeyinde kalması veya azalması balıkları rahatsız eder. Yem alımı ve gelişme sekteye uğrar. Oksijen miktarının 0.5-1 mg/lt olması durumunda balık ölümleri başlar.

Tüketimlik Balık Yetiştiren Küçük Bir İşletme İçin Gerekli Olan Ekipman
Küçük işletmelerde bakım ve besleme yoluyla balık yetiştirilir. Yavru balıklar dışarıdan sağlandığından yavru üretim tesislerine gerek duyulmaz. Bu işletmelerde tüketimlik balık büyütme havuzları ile stok ve kışlatma havuzları dışında küçük işletme binası ve yem deposu yeterlidir. Bu tür işletmelerin ihtiyaç duyacağı gereçler:
1. Çevirme ağı (balık hasadı ve örneklerinin toplanması için)
2. Serpme ve falyalı ağ
3. iki adet el arabası
4. Çeşitli büyüklükte uzun saplı kepçeler
5. Balık tasnif masası
6. Çeşitli büyüklükte plastik kap ve kovalar
7. Bir adet terazi
8. Su termometresi

Yavru büyütme havuzları: 500-1000 m2 büyüklükte 60-80 cm su derinliğine sahip toprak havuzlardır. Sayıları işletmenin büyüklüğüne göre değişir. Toplam su sahasının %10-15’ı kadar yer alırlar. Yavru büyütme havuzları işletme içinde en iyi toprak yapısının olduğu yerde açılmalıdır. Bu havuzlar larva yerleştirilmeden 4-6 hafta önce boşaltılarak kurutulur. Bakım ve dezenfeksiyon yapılır. Daha sonra gübreleme yapılarak, larva yerleştirilmeden iki hafta önce su ile doldurulur.
·
Tüketimlik balık büyütme havuzları: Bu havuzlar gelişmiş yavru balıkların besiye alınması ve tüketimlik boya (ağırlığa) kadar büyütülmesi için yapılır. Havuzlar işletmenin büyüklüğü, arazi yapısı ve su kullanım durumlarına göre işletmenin %70-75’ini oluşturur. Bu havuzlar 1000 m2 den küçük olmaz. Havuzların konumu ve meyil arazi yapısına uygun olmalıdır. Havuz tabanında %2-3 meyil bırakılması yeterlidir. Kullanılan suyun kendi akışı ile havuza gelmesi gerekir. Havuz planlanması ve yapımında bu özellik çok önemlidir. Tarla balıkçılığına ayrılacak arazi, sazan balığı yetiştiriciliği için 2-3 hektardan az olmamalıdır. Daha küçük bir alanda ekonomik üretim yapmak güçtür. 2-5 hektar alana sahip üretim tesisleri küçük işletmeler olarak isimlendirilir.
·
Stok ve kışlatma havuzları: Bu havuzlar doğal şartlar ve pazarlama imkanlarına bağlı olarak değişik sayı ve büyüklüklerde yapılır. Stok havuzları pazarlanacak balıkları hasat sonrasında ayırmak veya gelecek yıla kalan balıkları barındırmak için yapılır. Soğuk bölgelerde balıkları donmalara karşı korumak için kışlatma havuzları yapılır. Derinlik bölgelere göre değişmekle birlikte 2-3 m olabilir. Ege Bölgesi şartlarında kışlatma havuzlarına gerek duyulmamaktadır.
Küçük tarla balıkçılığı işletmelerinde (2-3 hektar) iki adet 1.500 m2 lik stok havuzu ve iki-üç adet 200-400 m2 lik anaç stok havuzu yeterlidir.

Havuzların Bakımı ve Gübreleme
Tarla balıkçılığı yapan işletmelerde her yıl havuzların bakımı ve verimliliğinin korunması gereklidir. Sonbaharda hasat çalışmaları tamamlanınca havuzlara su verilmez. Kuru bırakılır. Bu arada yan duvarlarda çatlaklar ve bozulmalar varsa düzeltilir. Toprak altı hayvanlarının açmış olduğu çukurlar doldurulur. Sazlık ve benzeri bitkiler temizlenir. Havuz tabanındaki su arkları ve yemleme bölgeleri temizlenir. Su giriş ve çıkış savakları gözden geçirilir, temizlenir. Havuzun kuru bulundurulduğu bu dönemde toz kireç ile dezenfeksiyon yapılır. 15 gün sonra işlem tekrarlanır.
Tarla balıkçılığında iyi bir gübreleme yetiştiriciliğin başarısında önemlidir. İyi gübreleme ile yem giderleri yarı yarıya azaltılabilir. Sazan balığı üretimi yapılan 10 dekarlık bir havuz alanı için;
· Haftada beş gün, günde 100 kg sulu çiftlik gübresi (sığır, koyun, at vb),
· Ayda bir defa 1000 kg tavuk gübresi,
· Onbeş günde bir, 50 kg süper fosfat ve 5-6 kg amonyum sülfat gübresi verilmelidir.

Gübreleme kurallarına uyulduğunda, havuz toprağının verimliliği iyi durumda ise hektardan üç ton üretim sağlanır. Bir kilogram balık üretimine karşılık sarfedilen ek yem miktarı 1-1.5 kg’a kadar düşebilir. Havuzlarda gübreleme ile doğal yem kaynaklarının artırılması yanında, hububatla yemleme yapan işletmeler su ve iklim şartlarına göre hektar başına 3-5 ton üretim yapabilirler.

Hastalık ve Zararlılara Karşı Mücadele
Tarla balıkçılığı yapan işletmelerde çeşitli balık hastalık ve zararlıları ortaya çıkabilmektedir. Genel olarak bu hastalık ve zararlılar :
1- Balık biti: Balıkların derileri üzerine yerleşen emici bir parazittir. Balıkların yem alımına ve gelişimine zarar verir. Mücadelesinde en etkili yol balık hekimleri ile görüşüp, banyolama yapmaktır.
2- Solungaç kurtları: Bunlar beyaz renkte yuvarlak kurtçuklardır. Balığın solungaçları üzerine yerleşirler. Solungaçlarda parçalanma ve çürümelere neden olurlar. Balıklarda boğulma ve ölümlere yol açarlar. Tedavi için balıkların 30 dakika süre ile 250-300 mg formaldehit/1 litre su banyosuna alınmalıdır.
3- Balık Sülüğü: Uzun yuvarlak yapılıdır. Yeşilimsi-grimsi ve ağızdan emicidir. Balıkların çeşitli vücut bölgelerine yapışır. Kanını ve hücre özünü emerler. Mücadelede kireç banyosu en uygundur. 200 gr sönmemiş kireç, 10 Lt suda eritilir. Balıklara bu suda 5 saniye kadar banyo yaptırılır.
4- Beyaz Benek Hastalığı: Kötü havuz koşullarında ortaya çıkar. Emici bir parazittir. Balığın tüm vücuduna, gözler üzerine ve ağız boşluğuna dağılmış irmik daneleri gibi görülürler. Havuz suyunun değişimi yetersizse parazit hızla yayılır. Görüldüğünde havuz suyu süratle yenilenmelidir. Hasta balıklar 165-250 ppm/1 saat formaldehit ile banyo yaptırılır.

Balık hastalıklarını önlemek için baştasağlıklı damızlık ve materyaller sağlıklı kullanılmalıdır. Düzenli bakım ve besleme, yeterli su sirkülasyonu balıkların dayanıklılığını artırır. Hastalık bulaşması ve yaygınlaşmasına engel olur. Hasat sonrası havuzların bir süre kuru bırakılması ve kireç ile dezenfeksiyon birçok hastalık nedenini ortadan kaldırmaktadır. Şayet havuzlarda hastalık görülürse birkaç balık ve su örneği ile Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi’ne veya balık hekimlerine başvurmak yararlı olur.

Hasat, Pazarlama ve Damızlık Anaç Balıkların Seçimi
Tarla balıkçılığı işletmelerinde pazarlama ağırlığına ulaşan balıkların hasadı genellikle yaz ayları sonunda yapılır. Su sıcaklığı 13-15 C dereceye indiğinde hasat başlatılabilir. Çünkü bu dönemden sonra yemleme azalır ve gelişme hızı düşer. Ege Bölgesinde Ekim sonu ve Kasım ayı içinde hasat uygulanır. Daha serin bölgelerde hasat, Ekim başında yapılır. Hasat yapılacak havuzun tüm suyu boşaltılır. Balıklar berrak su bulunan beton havuza alınır. Pazarlama ağırlığına ulaşmış olan balıklar ayrılır. Yeterli büyümeyi göstermeyen balıklar bir yıl daha büyümeleri için bırakılabilir.
Pazarlama ağırlığına ulaşmış olan balıklardan işletmenin ihtiyacı kadar bir dişi balık için iki erkek balık olmak üzere, damızlık balıklar ayrılır. Pazarlama işi işletmenin imkanlarına ve tüketici isteklerine göre değişik şekillerde yapılabilir.

Prof.Dr. Hikmet Hoşsucu
E.Ü. Su Ürünleri Fakültesi
Su Ürünleri Avlama Teknolojisi Anabilim Dalı

Yorum Yaz